İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti olması nedeniyle dünyanın dört bir yanından gelen değişik kültürdeki insanı kendi coğrafyasında barındırmıştır. Sarayın kullanmak için ihtiyacı olan işlemeler, özellikle ülkenin en becerikle hanımlarına yaptırıldığı gibi, saraydaki nakış kalfalarına da yaptırılırdı. İstanbul işlemelerinin en önemlileri arasında Tepebaşı (yün dokuma üzerine ipek iplikle suzani işçiliğidir; kabarık ipeklere gümüş tel sarılmıştır; çok ince bir iştir), Arnavut işi, Üsküdar (Selimiye), Kumkapı işlemeleri sayılabilir.
Dünyanın en güzel ve kaliteli ipeği zamanında
Yurdanur Öndersoy
   

 

 
Çoğumuz anne ya da anneannelerimizin,
komşu sohbetlerinde bir yandan
sohbet koyulturken bir yandan da
işleme yaptığını görmüşüzdür. Şimdi o
işlemeler sandıklarda, bohçalarda kaldı.
Ama onlar öylesine kıymetli ki...
main
index
Kapalıçarşı'da Yağlıkçılar adında, cadde iriliğinde bir sokak vardır. Bu sokakta yıllar önce her çeşit kumaş ve işleme bulabilirdiniz. Bugün, o günler kadar kumaş ve işleme yoğunluğu bulunmasa da hala atalarının mesleğini sürdürenlere raslayabilirsiniz.
Bu sokağa ismini veren yağlığın adını hemen herkes duymuştur ama tam olarak ne olduğunu çoğumuz bilmeyiz: Yağlık, ipek, yün, pamuk, sırma ipliklerle iki ucu işlenmiş keten, ipek veyahut pamuktan yapılmış mendilden büyük el dokumalarına verilen
isimdir.
13. yüzyılın sonlarından 20. yüzyılın ilk çeyreğine kadar varlığını sürdüren Osmanlı İmparatorluğu, üç kıtanın kültürünü ve İpek yolu üzerinde olan Anadolu, Doğu'nun ve Batı'nın kültürünü bünyesinde toplamış, geliştirmiş ve yepyeni kültürel eserler meydana getirmiştir. Buna kuzeyden gelen göçlerin de etkisini ilave edebiliriz. Ne yazıktır ki matbaanın ülkemize 300 yıl geç girmesi bu eserler hakkında günümüze belge aktarılmasını engellemiştir. Bu eksikliği arttıran bir diğer neden de eserleri yaratanların yaptıkları işten övünme payı çıkarmamaları ve bu eserlerle fazlasıyla haşır neşir olmaktan kanıksamalarıdır. Kısacası, eseri yaratan eserin gerçek sanat değerini bilmemektedir, bilse bile bu değeri teşhir etmemektedir.
Bez üstünde yaratılan bu eserlerin belki de en zahmetlileri, en çok göz nuru isteyeni iğne işleridir. Bu işlemeler genellikle anne, anneanne ve ninelerinden öğrendiklerini kumaş üstüne aktaran ve evlenmeyi beklerken kendi çeyizini düzmeye çalışan genç kızlarca yapılır. Kullanılan motifler, el tezgahında genellikle yine işleyecek insan tarafından dokunan bezlerin ya da çuha ve derinin üzerine iğne ve iplikle işlenir.
İşlemelerde iğne bir kaç değişik teknikle işlenir. Bu teknikler arsında başlıca olarak Çin, hesap, suzani, goblen, muşabbak, sarma, kanaviçe ve Türk işleri sayılabilir. Türk işinde işlenen motif kumaşın her iki tarafında da aynı gözükür. Başka bir anlatımla kumaşın önü ardı birdir.
'Türk işi' adının ne zamandan kullanıldığını söylemek çok zordur. Kanımca bu ismi takan Avrupalılardır. Bir defasında1986 yılında Londra'da bir mağazada çeşitli örtüler içinde gördüğüm çevre ya da Manyaluka isimli örtüyü dükkan sahibi Türk işi olarak adlandırmıştı..
Manyaluka, yün dokuma üzerine uygulanan renkli dokuma parçalarının, suzani tekniği ile birleştirilerek tasarlanmasına verilen addır. Çoğunlukla Batı Trakya taraflarında kullanılır.
Bu arada şunu da belirtmem gerek: İşlemelerde incelik, renk ve zerafet ne kadar önemli ise nerede yapıldığı ve ne için kullanıldığını bilmek de bir o kadar önem taşır. Çünkü, eğer konuya meraklıysanız yıllar önce yapılmış olan bir baş örtüsü ile kavuk örtüsünü, beşik örtüsü ile berber diz örtüsünü ayırt edebilmeniz gerekir.
Tıpkı halı ve kilimde olduğu gibi Anadolu insanı kendi ihtiyacı için yıllar boyu el dokuması bezleri işleyerek türlü çeşitli örtüler yaratmıştır. Bu örtüleri, geleneklerine özgü motifleri, renkli iplikleri iğne ile işleyerek güzelleştirmiştir. Bu örtülerin belli başlıları arasında şunlar sayılabilir: Konya'nın saçaklı hesap işi, Eskişehir'in Tatar peşkiri, Bartın'ın kabarık işlemesi, abaniyesi, İzmir'in telli uçkuru/peşkiri, Malatya'nın işlemeli önlükleri, Ankara'nın Beypazarı ve Kütahya'nın Türk işi işlemeleri, Trabzon'un balık sırtı simli işlemeleri. Şüphesiz daha bir çok yörenin kendine has motif çizgi renk farklılığı taşıyan işlemeleri vardır.
buradan çıktığı için Bursa, el dokumacılığı ve işlemeciliğinn en güzel örnekleri veren yörelerimizin başında gelir.Tamamen kendine ait bir ekolü vardır. Bursa ürünleri katolog ve müzelerdeki yerlerini almışlardır. Evimizde kullandığımız her türlü dokumalarda işleme görmeniz mümkündür. Ben işlemeleri kelimeler, satırlara sığdıramıyorum. İşlemeleri elle okşayarak, dünyanın en güzel resimlerine bakarcasına içindeki ifadeyi anlamaya çalışmak gerekir. Öyle işlemeler vardır ki içinde hüznü, mutluluğu ve sevinci bir arada bulabilirsiniz.