Arkitekt dergisinin 1956
senesinde yayınlanan 283 numaralı sayısında yayınlanan bu resimler Kapalıçarşı'nın
yangın sonrası durumunu göstermektedir. Soldaki harita yine aynı yayından
alınmış olup Kapalıçarşı'nın yangından etkilenen bölümlerini göstermektedir.
Büyütmek için haritanın üzerine
tıklayın
"Yangın
yerine ilk varışı ve saat 23:01'de ilk su verilmeye başlanmasını müteakip gelen
kuvvetlerin de iştiraki ile Beyazıt havuzundan, Nuruosmaniye Camii avlusundaki
sarnıçtan, Süleymaniye havuzundan, Ticaret Hanı sarnıcından, Kızılay Hanı sarnıcından,
Çarşıkapı polis noktası ile Çadırcılar,Hakkâklar Çarşısı önünde, Makasçılar
Caddesi'nde, Yeniçeriler Caddesi benzinci önünde ve Fuatpaşa Caddesi'nde bulunan
100 mm'lik, Çakmakçılar
"Söndürme
ödevinin ifasında yararlıkları görülen İtfaiye Müdürü Tevfik Himalâya, Müdür
Muavini Tarık Özavcı, İstanbul Bölge Grup Amiri İsmail Koca, Beyoğlu Bölge Grup
Amiri Cemal Oral, İstanbul Grubundan 493 sicil Ali Demirel, 444 sicil Cafer
Aydın ve 197 sicil Zeynel Öztürk'e hükümetçe birer kol saati hediye edilmiştir."Bundan
başka Daimi Encümenin 23/2/1955 tarih ve 1676/3270 sayılı Kararı ile İtfaiye
Müdürü Tevfik Himalaya ile Müdür
Muavini
Tarık Özavcı başta olmak üzere bu yangında mesaileri sebkedenlere derecelerine
göre hediyeler verilmiştir."İstanbul Mücevherciler ve Kuyumcular Derneği
tarafından da 28/2/1955 tarihinde Vilâyet dairesinde:
1- İtfaiye Müdürü Tevfik Himalâya'ya bir adet gümüş sigara kutusu,
2- İtfaiye Müdür Muavini Tarık Özavcı'ya Cevahir Bedesteni kuyumcuları namına
keza bir adet gümüş sigara kutusu,
3- İstanbul Merkez İtfaiye Grubuna bir adet gümüş kupa,
4- Beyoğlu Bölge İtfaiye Grubuna bir adet gümüş kupa,
5- Üsküdar Bölge İtfaiye Grubuna bir adet gümüş kupa,
6- Kadıköy Bölge İtfaiye Grubuna bir adet gümüş kupa,
7- Bakırköy Bölge İtfaiye Grubuna bir adet gümüş kupa verilmiştir. Bu hediye
ve ikramiyelerin önemi maddi değil mânevidir. Daima mütevazi olan itfaiye bir
yangını en az zararla söndürdüğü zaman haz duyar ve bu başarıyı en değerli mükâfat
sayar."
Devlet ve yerel yönetim yangından zarar görenlerin derhal yardımına koşar. Bir
ay kadar sonra tam yeni yıl öncesi Nuruosmaniye Camisi'nin avlusuna kurulan
70 kadar geçici baraka dükkan İstanbul Valisi ve Belediye Reisi Fahrettin Kerim
Gökay tarafından hizmete açılır. Gökay açılıştaki konuşmasında şunları söyler:
"Aziz hemşehrilerim
"Uğradığımız büyük acıyı, Türk milleti kendine has olan büyük tahammülü
ve büyük enerjisi ile derhal sizin yanınızda yer alarak giderme yoluna girdi.
İlk dakikadan itibaren muhterem Cumhurbaşkanımız, Başvekilimiz, ilgili vekiller,
vilayet ve belediyenin bütün vazifelileri sizin yanınızda yer aldılar. Türk
milletinin tarihinde acılar daima milli birlikle giderilmiştir. Acınızın büyüklüğü,
demin arkadaşımızın da ifade ettiği gibi yalnız memleketimizde değil bütün dünyada
derin akisler yaptı. Fakat devletin şefkat eli, bir aya varmadan mustariplerin
yedide birini bugün işine veriyor. Yedide birini dedim. Çünkü yanan bu beş yüz
dükkânın hesabını yaptığımız zaman bir kısımlarının çift olmaları sebebiyle
750'ye yakın vatandaş işsiz ve dükkânsız kalmıştı. Fakat onların yanında çalışan
işçiler ayrı bir yekün teşkil ediyordu. Bugün bu muvakkat barakalar, fakat yarın
yanmış olan çarşınız esaslı bir şekilde ve sizin maddi ve manevi hiç bir hukukunuza
zarar getirmeden elinize pek yakında teslim edilecektir. Çalışmalara başlanılmıştır.
Bundan başka Şehzade avlusunda ve Mercan arasında kurulacak olan muvakkat barakaları
da pek yakında sizin elinize teslim edeceğiz.
"Türk milletinin tarihinde ıstıraplı günlerin bilançosu sona ermiştir.
Türk Milleti, başı dimdik daima yepyeni bir nurlu yola gidiyor. Nuruosmaniye'nin
nurlu mabedinin avlusunda ilk kurduğumuz bu muvakkat çarşının hepinize eski
yılın son günlerinde, yeni yılın eşiğinde kutlu ve mubarek olmasını dilerken
Ulu Tanrı'dan milletimize her hangi bir acı vermemesini, günlerimizin daima
güneşli olmasını diler, hepinizi muhabbetle selamlarım." n
(*) Tarık Özavcı, İstanbul Yangınları, 1923-1965, İstanbul, Ekin Basımevi,
1965. s.117-119.
(**) İstanbul Vali ve Belediye Reisi Ord. Prof. Dr. F. K. Gökay'ın 1951-1955
Konuşmaları, İstanbul, Belediye Matbaası, 1957, s.203
Emin
Nedret İşli
Kapalıçarşı'nın tarihi bir felaketler tarihidir ama tarihi
hakkında çok az şey bilinir. Bu felaketlerden en sonuncusu olan 1954 yangınında
Çarşı büyük zarara uğramış, yapılan onarımlar Çarşı'ya bugunkü şeklini vermiştir.
Bu yazımızda bu yangınla ilgili iki önemli belge sunuyoruz.
Kapalıçarşı
kapalı kutu" Orhan Veli'nin bu sözü şairane bir ifade ama gerçekten Kapalıçarşı
tarihi açısından doğru bir saptama. İstanbul'un yüzyıllardır ticari hayatının
merkezi, kültürle ticaretin iç içe girdiği, yüksek sanat eserlerinin üretildiği,
alınıp satıldığı bir mekan olan Kapalıçarşı hakkında yapılmış çalışmalar iki
elin parmaklarından az. Çelik Gülersoy, Efdalettin Tekiner, Orhan Erdenen gibi
kişilerin çalışmaları ve çarşıyı daha çok ticari yönde tanımlayan birkaç ufak
kitapçığın dışında Türkçemiz'de bir çalışma bulmak mümkün değil. Halbuki Kapalıçarşı'nın
içinde barındırdığı kimi günümüzde yok olmuş olan meslek kollarının tarihine
dair ciltler dolusu kitap yazmak mümkün. Kapalıçarşı'daki sosyal hayat, ticari
faaliyet, kültürel değişim hakkında pek çok araştırma yapılmalıdır. İşte bu
kapalı kutunun yani Kapalıçarşı'nın size bir yüzünden örnek: Kapalıçarşı'nın
yangınları tarihi. Yüzlerce kez büyük, küçük yangın afetiyle karşılaşmış olan
İstanbul'un bu afetten müteessir olmuş bir bölgesi Kapalıçarşı. Fakat bu konuda
pek nadir kaynakta bilgi var ve bu bilgiler dağınık bir durumda. Bu dağınık
bilgileri toplamaya çalışırken diğerlerine oranla yakın bir tarihte Kapalıçarşı'nın
başından geçen büyük bir felaketin belgelerini size sunmak istedik. Kasım 1954
tarihinde gerçekleşen büyük Kapalıçarşı yangını hakkında ilk elden iki önemli
kaynağı hiç bir değişikliğe uğratmadan sizlere sunuyoruz. Biri yangına müdahale
edenlerin başında gelen İtfaiye Müdürü Muavini'nin raporu, öteki ise İstanbul
Valisi ve Belediye Başkanı Fahrettin Kerim Gökay'ın yangın sonrası geçici olarak
yapılan ve Nuruosmaniye Camii avlusunda bulunan barakaların açılış konuşması.
İlk ağızdan bu önemli iki belgeyi bir sonraki yazımızda o tarihlerde gazete
ve dergilerde çıkan yangın hakkındaki yazılar izleyecek. İlk belgemiz yangın
raporu:
"26/11/1954 tarihinde Kapalıçarşı içinde vukubulan yangın
"26/11/1954 tarihinde saat 22:53'de Kumkapı Komiser Muavini Hüseyin tarafından
26434 sayılı abone telefonile Gedikpaşa Hamam karşısı Kilise altında bir yangın
başlangıcı olduğu ihbar edilerek bir makine gönderilmesi istenilmiş ve derhal
İstanbul Grubun'dan Grup Amir Muavini Yakup Karaoğlu kumandasında bir makine
sevkedilmiş ve Çarşıkapı polis noktası önünden Gedikpaşa'ya sapılacağı anda
polis ve halk tarafından yangının çarşıda olduğunun söylenmesi üzerine oradan
dönülerek Çarşı kapısı önüne gelindiği zaman bekçiler tarafından açılan kapıdan
çarşı içinin alevli surette yanmakta olduğu görülmüştür.
"Bu durum, telsiz telefonla hemen santrale bildirilerek kuvvet istenilmiştir
ki bu sırada yangını Beyazıt ve Galata kuleleri de görmüş ve grubu haberdar
etmiştir.
"Saat 22:56'da İstanbul Grubu'ndan yedi makine ile dört seyyar motopomp
daha hareket ettirilmiş ve 23:00'de yangın yerine varıldığı zaman, Kalpakçılar
Caddesi ile Örücüler tarafına giden sokaklardaki dükkânların yanmakta bulunduğu
görülmüş ve alevlerin kuvvetli olarak kapılara kadar gelmekte olması, içeri
girilmesini imkânsız kılmıştır."Saat 23:01'de su tanklarında mevcut sular
kapıdan ateşe verilmeye başlanmış ise de yangının büyük mikyasta çarşı dahiline
yayılarak ateşin Hüseyinağa Mahallesi Cami sokağı tarafına sirayeti ile çarşı
dışına da çıktığının görülmesi üzerine 23:07'de telsiz vasıtas ile Müdüriyet
santralından yardım istenilmiştir.
"İstanbul Grubu'nun ikinci takımı 23:14'de, Beyoğlu Grubu'nun birinci takımı
23:16'da, Bakırköy Grubu 23:24'de, Beyoğlu Grubu'nun ikinci takımı 23:37'de,
Üsküdar ve Kadıköy grupları makineleri de 01:12'de yangın yerine gelmiştir.

yokuşu
ve Tavukpazarı başındaki 60 mm'lik ve Vezirhan Caddesi ile Kürkçüler Caddesi'ndeki
100 mm'lik, Hüseyinağa Camii sokağındaki 60 mm'lik, Kapalıçarşı Kuyumcular Caddesi'ndeki
110 mm'lik yangın musluklarından su alınmış ve halk tarafından mal kurtarılmak
üzere açılan Yorgancılar, İtfaiye tarafından açılan Bitpazarı ve Örücüler kapılarından
elde boru ile girilerek 40 koldan su verilmesi sağlanmıştır.
"Bu tempo ile çalışılmaya devamla yangının sirayeti 27/11/1954 günü saat
1:00'de önlenmiş ve ateş kontrol altına alınabilmiş ve saat 6:00'da enkaz haline
getirilmiş ve 12:00'de tamamiyle söndürülmüştür.
"Yangının, Koltuk Kazazlar Sokağı başında Davud'un sahip olduğu 6-8 sayılı
yorgancı dükkânında vukubulan elektrik kısa devresi neticesinde yorgan ve pamukların
tutuşması sureti ile çıktığı anlaşılmıştır.
"Bu yangının büyümesine yardım eden âmiller şu suretle sıralanabilir:
a) Yangın çıkan dükkânın etrafında bulunan dükkânlarda çabuk parlayıcı ve kolay
yanıcı olan ve elektrik tellerine yakın olarak asılmış bulunan malların bir
fitil vazifesi görmesi, vitrinlerin kontrplak, mukavva ve yağlı boya olması,
b) Yangının başladığı sırada ve devamı süresince esen rüzgârın camları kırık
pencerelerden ve bilhassa evvelden açılan kapılardan kurander ve sokak aralarında
anafor yapması neticesi alevlerin zemine paralel olarak dil gibi sokakları yalaması
ve teşhir mallar ile dükkânları sıravari tutuşturması,
c) Dükkânlar arasında barut bayileri, kolonyacı dükkânları ve bu dükkânlarda
parlayıcı mevat bulunması,
d) Mobilyacı dükkânlarında döküm halinde ot, saman ve keza döküm halinde pamuk,
cilâ ve emsali çabuk parlayıcı ve kolay yanıcı madde bulunması,
e) Çarşı içinde mebzulen muhallebici, sütçü, aşçı, köfteci ve emsali yiyecek
maddesi satılan ve teşhir edilen dükkânlar bulunması,
f) Zamanla çarşı içine girmiş, yuva yapmış ve yavrulamış olan kedi, fare ve
emsali ayaklı ve sürüngen hayvanların galip bir ihtimal ile tutuşarak rastgele
açık buldukları delik, aralık ve oyuklardan kaçışmaları büyük rol oynamıştır.
Netice: "Söndürmeyi müteakip 1200 kadar dükkânın yanmış olduğu tahmin edilmiş
ise de sonradan vergi dairelerinde yapılan inceleme sonunda çarşı içinde 74'ü
tamamen, 1290'ı kısmen olmak üzere 1364 ve çarşı dışında 30 dükkân yandığı anlaşılmıştır.
"Bu yangın, tahmini olarak 15,000,000 Lira zarar tevlit etmiş ve sigorta
şirketlerince 7,034,168 lira ödenmiştir ki bu rakamlar facianın büyüklüğünü
anlatmak için kâfidir.