Tanımayanlar Kapalıçarşı'yı turistlerin hediyelik eşyalar aldığı, altının
alınıp satıldığı bir kent dekoru sanabilirler. Oysa Kapalıçarşı, bir parça
erozyona uğramış olsa da kültürel kimliğini asırlardır koruyabilmiş nadir
kurumlarımızdan biridir.
Kapalıçarşı her türlü zanaatin toplandığı yerdir. Nice güzelliklerin, sanatın,
antikanın yolculuğa başladığı veya yeni yolculuklar için durakladığı yer olmuştur.
Kimler gelmiş; kimler geçmiş; hepsi hoş birer seda olmuş; çoğu unutulmuş insanların
mekanıdır Kapalıçarşı.
Kapalıçarşı'nın sizin gözlerinizden uzak köşelerin daracık odalarında marpuççu
İhsan Amca, örücü Seyfettin Abi, eski bakıra yeniden hayat veren Tevfik Abi,
kalıpçı Erhan Kardeş gibi sayısız usta, geçmişlerine ve geleneklerine sımsıkı
bağlı üretimlerini sürdürüyorlar. Bizi mutlu bir geleceğe götürecek insanlar
işte onlar ve onların yetiştireceği yeni ustalar.
Bizim mutlu olmak için çok sebeplerimiz var. Gelin yeni hayaller kuralım;
bir kültür merkezimiz olsun, bir de büyük mezat salonumuz. Etrafımızdaki yıkıldı,
yıkılacak derme çatma binalardan kurtaralım kendimizi. Bir konser salonumuz
olsun ki dünyanın en önemli sanatçıları en güzel konserlerini burada verebilsin;
bir sergi salonumuz olsun ki, en ünlü ressamlarını, plastik sanatçıları, yontu
ustalarını davet edebilelim. Uluslararası en görkemli müzayedeleri burada
oluşturalım. Biz de yeniden üretelim. Biz, tekrar her sabah işimize güler
bir yüzle gelelim, günümüze güler bir yüzle başlayalım. Yeniden birbirimize,
tanısak da tanımasak da selam verir olalım. Bizim mutlu olmak için çok, daha
çok sebeplerimiz olsun. Ve unutmayalım:
Kapalıçarşı tarihi ve kültürüyle yalnız bizim değil tüm insanlığın malıdır.
|
|

Hepimiz "keşke'yle başlayan cümlelerin ardından gelen kelimelerin anlattığı
bir ülkenin hayaliyle yaşıyoruz:
Keşke "Ekonomik kriz olmasaydı!"
Keşke "Sosyal kriz olmasaydı!"
Ama yine de umutlarımız tükenmişcesine mutsuzluğa yelken açıyoruz. Biliyorum;
böyle düşünmekte haklıyız. Ama bizim mutlu olmak için çok sebeplerimiz var.
Ardımızda muazzam bir tarih ve farklı dinlerin ve dillerin birlikte ortaya
koyduğu, kimsenin yok edemeyeceği büyük kültür zenginliği var. Bir başka anlatımla
depremlerin, yangınların, savaşların ve hatta yoklukların bile yok edemediği
bir Kapalıçarşı kültürümüz var.
